Disleksi Belirtileri İçin Bir Kontrol Listesi

Okuma

  • Bir kitabı okumaları beklenenden daha uzun sürer.
  • Okurken yerlerini kaybederler veya dizeleri atlarlar.
  • Benzer görünen leri karıştırırlar. (cat-cot; hava-tava)
  • Ne okudukların anlamakta güçlük çekerler
  • Sesli okumaktan hoşlanmazlar.

Yazma

  • Yazılı çalışma sözlü çalışmadan daha kötüdür.
  • Yazı yazmaları ortalamadan uzun sürer.
  • Bazen garip, kötü imla kullanırlar.
  • Ne yazdığını anlamakta güçlük çekerler.
  • Harfleri ve rakamları ters yazarlar.
  • Tahtadan veya kitaptan kopya ederken hata yaparlar.
  • Sözcüklerden harf atar veya yanlış sırayla yazarlar.

Fonolojik Beceriler

  • Sözcükleri seslendirmek zor gelir. (örn. el-e-phant).
  • Uzun sözcükleri yanlış telaffuz ederler.
  • Doğru sözcükleri bulmak zor gelir.
  • Benzer sesli sözcükleri karıştırırlar. (“lampshade” ve “lamp-post”).

Bellek

  • Cümleleri doğru bir şekilde tekrar etmek zor gelir.
  • Yeni sözcükleri hatırlamakta zorlanırlar. (örn. in science).
  • Direktifleri yerine getirmekte güçlük çekerler.
  • Çarpım tablosunu ve formülleri hatırlamakta zorluklar yaşarlar.
  • Dizilişlerle ilgili zorluk çekerler.
  • Haftanın günleri ve yılın aylarıyla ilgili problemleri vardır.
  • Sağdan sola söylemekte zorlanırlar.
  • Kişisel eşyalarını (kalem ve silgi gibi) yanlış yerlere koyarlar.

Motor Beceriler

  • Ayakkabı bağcıklarını bağlamakta zorlanırlar. (yetersiz motor beceriler)
  • Basit bir ritimde alkışlamakta zorlanırlar.
  • Bir topu yakalamakta güçlük çekerler. (yetersiz el-göz koordinasyonu)
  • Kötü el yazısı

Diğer

  • Özellikle yazılı olarak fikir ve düşünceleri açıklamakta sorun yaşarlar.
  • Zayıf yer yön duyusu
  • Saati söylemekte sorun yaşarlar.
  • Sosyal becerileriyle ilgili problem yaşarlar.
  • Kendilerini düzenlemek zor gelir.
  • Zayıf konsantrasyon yaşarlar.
  • Düşük özgüvene sahiptirler.
Smythe I (2007) Dyslexia - A guide for parents and teachers. Centre for Inclusive Education, Sofia.
(Akt: Dyslang Projesi - Güçlü ve zayıf yönlerin değerlendirilmesi - Modül 6)

Disleksi Nedenleri

Özgül öğrenme güçlüğü (disleksi vd.) konusuna dair çalışmaların tıbba bakan yönünde, disleksinin (ve diğer öğrenme güçlüklerinin) neden kaynaklandıkları (etiyoloji) sorusu yatmaktadır.

Yazının ilerleyen kısımlarında okuyacağınız üzere, disleksinin bu tıbbi nedenleri için henüz doğrudan kanıtlar yoktur. Birçok neden için potansiyel bir neden olduğu görüşü hakimdir. Henüz disleksinin tam olarak nedeni tespit edilmemiş olmakla birlikte tüm bu nedenler bir başka bozukluğun sebebi de olabilirler.

Tıbbi gelişmeler henüz disleksinin ve diğer öğrenme güçlüklerinin nedenlerini tam olarak tespit edememiş olsa da, hali hazırda öğrenme güçlüğüne dair birçok tıbbi çalışma sürmektedir.

Bu yazımızda disleksinin potansiyel nedenleri üzerinde duracağız;

Genetik faktörler

Yapılmış birçok araştırma disleksi ve genetik arasında güçlü bir bağ olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalar, genetik faktörlerin disleksi nedeni olabileceği konusunda güçlü bir yaklaşımdır.

Disleksik bir bireyin kardeşleri arasında kimi okuma sorunlarının olma sıklığı %40 dolaylarındadır.

Beynin fonksiyonel yapısı

Her bireyin beyin yapısı farklıdır. Bu elbette ki disleksik bireyler için de geçerlidir. Beyinlerinin bölümleri arasındaki yolların kurduğu etkileşim ve bağlantılar verimsiz olabilir. Birçok uzman disleksik bireylerin yaşadıkları problemlerin beyinlerinin yapılarıyla ilgili değil, beyinlerinin nasıl çalıştığıyla (fonksiyonel yapı) ilgili bir durum olduğunu düşünmektedir.

Beyin, okuma sürecinde sayfada gördüğümüz sembolleri seslere dönüştürür, ve bu sesleri birleştirerek anlamlı bir kelime elde eder. Beyinlerimizdeki kimi bölgeler dil ile ilgili becerilerden sorumludurlar. Disleksik bireylerin beyinlerinin bu bölgeleri verimli bir etkileşim içerisinde çalışamıyor olabilir.

Hamilelikte alkol-sigara ve diğer yabancı madde etkileri

Yapılmış olan birçok çalışma, gebelik sürecinde annenin alkol, sigara, ve diğer kimyasallar gibi yabancı maddelere maruz kalması ile düşük zeka kapasitesi veya öğrenme güçlüğüne sebep olması arasındaki ilişkiye işaret etmiştir.

Doğum öncesi veya doğum anı nedenleri

Doğum esnasında olağan dışı yaşanmış bir gelişme (doğum süresinin uzaması, fiziksel müdahaleler) araştırmacılar tarafından (doğrudan olmasa da) öğrenme güçlüklerinin olası bir nedeni olarak değerlendirilmektedir.

Doğum sonrası etkenler

Araştırmacıların yoğun bir şekilde üzerinde durdukları konudur.  Kimi yabancı maddelere maruz kalan (örn. kurşun) çocukların kimi bilişsel süreçlerde (sözel performans, dikkat, dil işleme süreçleri) kimyasala daha düşük düzeyde maruz kalmış çocuklara göre daha düşük performans sergiledikleri gözlemlenmiştir. Birçok kimyasal madde öğrenme güçlüklerinin kaynağı konusunda dolaylı yoldan ilişkilendirilmiştir.

Doğum sonrası yabancı maddeye maruz kalmanın dışında kafa travmaları da kimi öğrenme güçlüklerinin sebebi olarak düşünülmektedir.

Bender N. William, Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler ve Eğitimleri, Nobel Yay. 
https://www.understood.org/en/learning-attention-issues/child-learning-disabilities/dyslexia/dyslexia-possible-causes#slide-4

 

Türkiye’de Disleksi

Claire Özel ve Aydoğdu Mimir (MEB Beşiktaş Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü)

Türk Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) “disleksi” yerine çoğunlukla “Özel Öğrenme Zorlukları” terimini kullanmaktadır.

Türkiye’de “özel öğrenme zorluklarının” yaygın olarak benimsenen tanımı aşağıdadır:

Özel öğrenme güçlüğü, algısal özürler, beyin hasarı, minimal beyin işlevsizliği, disleksi ve gelişimsel afazi gibi koşulları içeren dinleme, düşünme, konuşma, okuma, yazma, heceleme ya da matematiksel hesap yapmaya ilişkin kusurlu beceride kendini gösteren, konuşma ya da yazı
dilini kullanma ya da anlamada bulunan temel psikolojik süreçlerin bir ya da daha fazlasında bir bozukluk olduğu anlamına gelmektedir. (Engelli Bireyler Eğitim Yasası’ndan alınan İngilizce tercüme (IDEA), 2004).

MEB’in disleksiyi 1997 yılında tanımasına rağmen, normların oluşturulması ve BEP’nin (Bireysel Eğitim Planları) kullanımı son birkaç yılda başlamıştır. Öğretmenler, okul danışmanları ve özel Rehabilitasyon Merkezleri ile Rehberlik ve Araştırma Merkezleri(RAM) daha fazla destek almaktadır. Ancak, sınıf öğretmenleri hala sınırlı destek almaktadır ve sınıflarında farklılaştırılmış öğretim düzenlemeleri imkânsızdır. 2009’dan beri, öğretmenler için destek sistemleri daha iyi hale gelmektedir ve onların ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde düzenlenmektedir.

Disleksiye ilişkin birkaç birlik vardır. En bilinen birlik aslında, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (ADHD – Attention Deficit and Hyperactivity Disorder) yaşayan öğrencilerin ebeveynleri tarafından kurulmuştur. Bu birlik hem ADHD hem de öğrenme özürlerine (LD – Learning Disability) odaklanmaktadır. Bu birliğin bilgi sağlamasına, farkındalık yaratmasına ve LD hakkında kaynak geliştirmesine rağmen, çoğunlukla ADHD’ye odaklanmaktadır ve ebeveyn ve eğitimciler için bir kaynak işlevi görmektedir. Şu anda Türkiye’de mevcut olan birliklerden hiçbiri, disleksiye ilişkin hususlarda toplumda ve bu belirli öğrenme zorluğuna ilişkin olarak öğretmenlerin eğitiminde bir etki yaratacak kadar güçlü değildir.

Tanı, devlet hastaneleri ya da üniversite hastaneleri tarafından yapılmaktadır. Diğer hiçbir hastanenin bunu yapma izni yoktur. Bir sınıf öğretmeni veya okul rehber öğretmeni bir çocuğun eğitsel incelemesinin yapılmasını gerektiğini hissettiğinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurum olan özel eğitim rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunan Rehberlik Araştırma Merkezine okuldaki akademik ve sosyal düzeyini gösteren performans formunu sınıf öğretmeni ve okul rehber öğretmeni tarafından düzenleyerek öğrenci ve ailesiyle birlikte yönlendirir. RAM tarafından yapılan inceme gözlem ve uygulanan WISC-R IQ testinde farklılık tespit edilen bireyler tam teşekküllü devlet hastanelerinin nöroloji-psikiyatri servislerinde incelenmek üzere yönlendirilirler. Bu servislerde özel öğrenme güclüğü tıbbi tanısı alan bireye bu güçlüğün tüm vucut fonksiyonu kaybına neden olan oranı yazılarak hastane tarafından özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenir. Çocuk Psikiyatristi, çocuk için nihai bir tıbbi tanılama yapar. Sağlık kurulu raporunu alan birey tekrar RAM’a gelerek tıbbi tanısına uygun olarak yararlanması gereken eğitsel planlaması yapılır ve birey için eğer okul çağında ise 2 rapor düzenlenir. Birincisi bireysel destek eğitim raporudur. Bu raporla birey özel eğitim alanındaki bireylere özel eğitim hizmeti sunan özel rehabilitasyon merkezlerine okul dışı zamanlarda giderek RAM tarafından belirlenen eğitim seanslarından faydalanır. Bu seansların ücreti meb tarafından eğitim veren kurumlara ödenmektedir. Birey eğitim başladıktan 1 yıl sonra rama gelerek eğitsel incelemesi yenilenir ihtiyaç duyulduğu taktirde RAM tarafından bireysel destek
raporu yenilenebilir. İkinci rapor bireyin devam ettiği okula sunulan kaynaştırma eğitimi raporudur bu raporda birey okulunda kaynaştırma eğitimine alınır bireyselleştirilmiş eğitim planı hazılanarak bu program doğrultusunda öğrenciye özel eğitim hizmeti sunulur.

Tanı için kullanılan araçlar aşağıdaki gibidir:
• IQ, dikkat sistemi, hafıza sistemi: WISC-R ve Stanford-Binet
• Okuma, yazma ve hesaplama becerileri: kelime okuma, sesbilimsel işlem becerileri ve işlem hızını değerlendirmek için son zamanlarda Türkçe’de testler geliştirilmiştir (Babür, F. N., Haznedar, B., Erdat-Çekerek, E., Erçetin, G., & Özerman, D., 2009). Bu testlerin güvenilirlik ve geçerlilik çalışmaları tamamlanmıştır, ancak diğer uzmanlarla henüz paylaşılmamıştır. Belirli nörolojik testler de üniversite ve devlet hastanelerinde kullanılmaktadır.

MEB şu anda, disleksiyi farklı bir kökeni olan zorluklardan ayırmada kullanılabilecek okul başarı testleri ve bilişsel yetenek testleri geliştirme sürecindedir. Farklı gruplar için tanı farklılığı yoktur. Şu anda, tanı yapmak için kullanılan araçlar buna imkân sağlayacak kadar kapsamlı değildir. Buna ek olarak, bilişsel yetenekleri ve okul başarısını değerlendirecek yeteri kadar araç yoktur. Göçmenler/çokdilli bireylerde disleksi tanılaması için uzmanlaşmış merkezler yoktur. Devlet hastanelerinin disleksi testleri için adaptasyonu yoktur, ancak bazı özel danışma merkezlerinin bu tarz adapte değerlendirme araçları bulunmaktadır. Bununla ilgili bilgilere erişmek kolay değildir.

Türk eğitim sisteminde bilişsel yetersizlik güçlüğü, görme ya da duyma bozukluğu olan çocuklar için ayrı okul ya da sınıflar vardır, ancak özel öğrenme zorluğu yaşayan çocuklar için ayrı hükümler yoktur. Örgün eğitim veren okullarda, kapsayıcı sınıflar giderek yaygınlaşmaktadır. Sınıf başına bir ya da iki hafif düzey zihin yetersizliği tanısı almış özürlü öğrenci bulundurma kuralı vardır. Orta derecede ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliği bulunan öğrenciler için devlet okullarının bünyesinde özel eğitim sınıfları yada orta-ağır zihinsel yetersizlik tanısı olan çocukların 5-16 yaşa kadar devam edebilecekleri 8 yıllık eğitim veren eğitim uygulama okulları ve 16 yaş sonrası 4 yıl hizmet sunan iş eğitim okulları bulunmaktadır. Aynı şekilde otizm tanısı almış çocuklar içinde 12 yıl hizmet sunan Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri (OÇEM) bulunmaktadır.

Bazı öğretmenler sınıflarında Bireysel Eğitim Planları (BEP) geliştirme ve kullanma konusunda iyi bir eğitim alsa da, çoğu öğretmen bunları anlama ve uygulamada hala zorluk yaşamaktadır. Geçtiğimiz 3-4 yılda, sınıf öğretmenleri daha fazla hizmet içi eğitim almaktadır. Kurslar 30 saatlik eğitimden oluşmaktadır ve genellikle bir haftada tamamlanmaktadır. Belirli bir konuda daha fazla eğitim talep eden öğretmenler, istedikleri kadar eğitim oturumlarına ya da eğitim seminerlerine katılabilirler. MEB, RAM merkezi danışmanları, üniversite okutmanları ve bu alanda tanınmış uzmanlar ile eğitim sağlamaktadır. Mevzuat hususunda, özürlü insanlar için yazılan ilk mevzuat 1997 yılına dayanmaktadır. 2005 yılında, kapsamlı bir Engelliler Kanunu (Özürlüler Kanunu, no. 5378, 2005), engelli insanların haklarını korumak için onaylanmıştır. Ancak, “disleksi” terimi bu kanunda belirgin bir biçimde geçmemektedir. Engelli insanlara eşit fırsatlar sağlamayı hedeflemektedir ve istihdam, günlük yaşam, ulaşım gibi tüm boyutlarda vatandaşlık haklarını korumaktadır.

“Disleksi” terimi mevzuatın hiçbir bölümünde açıkça geçmese de, dislektik öğrencilerin sınıfta özel önlemler alma hakkını tanımlayan, devlet adına bir uzman kurulunun hazırladığı detaylı bir kararnameler bulunmaktadır. Dislektik öğrencileri sınıfta nasıl yer alacağına dair açık ifadeler bulunduran bu kararnameler öğrencilerin eğitim hakkını korumaktadır. Genel olarak sınav esnasında, disleksi tanısı konulan öğrencilere ek zaman verilir ve öğrenciler imla kontrolü için sözlük kullanabilirler. Aynı zamanda, yazılı ödevler için bilgisayar kullanabilirler ve sınıfta sesli okumadan muaf tutulabilirler.

Okulların, dislektik öğrenciler için uygun eğitim sağlaması beklenmektedir. Öğretmenlerin, çocuğun ihtiyaçlarına göre BEP hazırlaması ve bunları sınıflarında uygulaması gerekmektedir. Sınıf öğretmeni ve Devlet Rehabilitasyon Merkezlerinden bir uzman çocuğun gelişimi üzerine her ay bir rapor yazmak zorundadır. Eğer çocuğun ek yardıma ihtiyacı varsa, devlet ailenin özel danışmanlık merkezlerinden yardım almasına izin vermektedir. Devlet, çocuğun eğitimini desteklemek için ayda 12 seansa kadar ödeme yapmaktadır (8 bireysel ve 4 grup). Tüm sınıflar için okul öğretmenleri giderek bilgilendirilip disleksi açısından eğitilirken, bu eğitim düzenlemeleri tüm eğitim aşamalarında tutarlı bir şekilde uygulanmamaktadır. Yüksek öğretimde, durum önemli ölçüde değişmektedir; bazı üniversitelerin açık önlemleri varken diğerleri disleksiyi tanımamaktadır bile.

Yazı Dyslang.Eu Projesi (Avrupa Birliği - Hayatboyu Öğrenme Programı) - Modül 3'ten alınmıştır.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi üzerine yapılmış birçok araştırma, dislekside erken belirtilerin tanınmasının önemine değinmiştir. Erken çocukluk dönemindeki disleksi belirtilerine istinaden tasarlanacak bir destek programı ile çocuğun ileride disleksinin getirdiği kimi akademik engelleri daha kolay aşması mümkündür. Bu sebeple disleksinin erken çocukluk dönemindeki belirtilerinin aile ve öğretmenler tarafından bilinmesi önem taşır.

Disleksi belirtileri ne zaman ortaya çıkar?

Her ne kadar öğretmen veya ailelerin disleksiye dair belirtilerle ilk karşılaştıkları dönem ilköğretim olsa da disleksiye dair kimi belirtilerle okul öncesi dönemde karşılaşılabilir.

Ülkemizde okul öncesi dönem veya ilköğretim döneminin başlangıcında disleksiyi tanılayabilecek standart bir ölçüm aracı bulunmaması sebebiyle erken tanı konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Bu sebeple okul öncesi dönem eğitimcilerinin disleksi belirtilerini iyi değerlendirerek tanıya ulaşmaları en iyi yol olarak gözükmektedir.  [1]

Okul Öncesi Dönemde Disleksi Belirtileri

  • Akranlarına göre konuşmada gecikme.
  • Kelimelerin çıkışında kimi farklılıklar, fonolojik bozukluklar.
  • Kelimeleri akranlarından daha yavaş öğrenme.
  • Sayılar, haftanın günleri gibi birbiri ardına gelen dizisel unsurları anlamada güçlük.
  • Şekilleri veya renkleri öğrenmede güçlük.
  • Bir topu yakalamada zorlanma gibi koordinasyon güçlükleri, sakar davranışlar, düşük el-göz koordinasyonu.
  • Küçük kas gelişiminde yavaşlık (kalem tutma, düğme ilikleme gibi becerilerde güçlük)
  • Yönleri karıştırma, ön-arka gibi konum belirtilen kavramları anlamada güçlük.

Okul Döneminde Disleksi Belirtileri

  • Harfler ve heceler arasındaki bağlantıyı kurmada gecikme.
  • Kısa kelimelerin kullanımında karışıklıklar. (at-ot gibi.)
  • d-b, u-n, gibi harfleri veya 6-9 gibi sayıları karıştırma, tersyüz etme, okurken veya yazarken birbirinin yerine kullanma.
  • Kelimelerde çeşitli değişiklikler yapma, hecelerin veya harflerin yerlerini değiştirme.
  • Soruları sözel olarak iyi cevaplama, ancak yazılı sınavlarda başarısızlık.
  • İlköğretimin ortalarında beklenenden daha düşük okuma becerisi.
  • Heceleme becerilerinde, dilbilgisi kurallarını öğrenmede güçlük.
  • Sesli okumadan kaçınma.
  • Aynı sayfada, aynı kelimeleri farklı şekilde telaffuz etme.
  • Metin içerisinde atlamalı, tekrarlı okuma.
  • Anlaşılmaz el yazısı, yazarken çizgi takip edememe.

Yetişkinlikte Disleksi Belirtileri

Birçok yetişkin disleksik birey okumak konusunda yetişkinlik dönemine dek, kimi stratejiler geliştirerek becerilerini iyileştirir. Ancak disleksi yaşam boyu süren bir bozukluktur. Bu sebeple disleksinin getirdiği kimi güçlükler yetişkinlik döneminde de sürer.

  • Zamanla okuma becerileri gelişse de okumak için olması gerekenden yoğun bir efor sarfetme.
  • Süregelen heceleme, dilbilgisi sorunları.
  • Kelime hatırlamada kimi güçlükler (sıkça “dilimin ucunda” yaşama hali), bunun kimi akademik üretim süreçlerine yansımaları.
  • Planlama ve organizasyon güçlükleri.
  • Akıcı olmayan, endişeli konuşma.
  • Konuşurken sıkça duraksama (ıııı, şey gibi duraksamalar)

Güçlü Yönler

Gereken akademik desteği aldıklarında disleksik bireylerin okul yaşamlarında başarılı olmamaları için hiçbir neden yoktur. Eğitim süreçlerinde disleksik bireylerin güçlü yönleri önplana çıkarılmalıdır.

  • Yüksek öğrenme kapasitesi
  • Gereken ekstra zaman sağlandığında çoktan seçmeli sınavlarda üst düzey başarı.
  • Üst düzey yoğunlaşılmış bir öğrenme alanında (tıp, hukuk, ekonomi, bilim, mimarlık vs.) gözlemlenebilir mükemmellik.
  • Yazım kuralları önemsenmediğinde üst düzey yazma kabiliyeti.
  • Ezbere dayalı olmayan alanlarda üst düzey beceri.
  • Üst düzey empati, sosyal beceriler.
  • Fikirler ve hisleri açıkça anlatma yeteneği.

 


[1] Rose, S.J. (2009). Identifying and Teaching Children and Young People with Dyslexia and Literacy Difficulties. An independent report. (Akt: Aslan, Kübra, Özgül Öğrenme Güçlüğünün Erken Dönem Belirtileri ve Erken Müdahale Uygulamalarına Dair Derleme)

[2] http://www.webmd.com/children/tc/dyslexia-symptoms

[3] http://www.nhs.uk/Conditions/Dyslexia/Pages/Symptoms.aspx

[4] http://dyslexia.yale.edu/EDU_signs.html

 

Disleksi Nedir?

Disleksi, DSM-V‘te Özgül Öğrenme Güçlüğü kapsamında bir alt alan olarak tanımlanan, zeka düzeyiyle ilişkisiz (normal ve normal üstü zekaya sahip bireylerde rastlanabilen) , kendisini okuma güçlüğü olarak gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur.

Disleksik bireylerin akademik yaşam içerisinde başarısızlıklarının arkaplanında genellikle zekaya vurgu yapılır. Ancak disleksi, yukarıdaki tanımda bahsettiğimiz üzere, çocuğun zeka düzeyinin düşük olduğunu göstermez.

Disleksi ilk olarak 1896 yılında Dr. Morgan tarafından matematiksel becerilerilerinde herhangi bir sorunu olmayan, zeka düzeyi akranlarıyla eşit ancak okuma ve yazma konusunda sorunlar yaşayan bir birey üzerinden tanılanmıştır. Dr. Morgan tarafından bu durum doğum öncesi yaşanan anormal gelişimsel durumlara atıfta bulunarak “konjenital kelime körlüğü” olarak ifade edilmiştir.

Ancak bu tanım birçok yönüyle eksiktir. Bu sebeple disleksinin DSM-V’te geçen tanı kriterlerinin iyi anlaşılması gerekir.

DSM V’te Özgül Öğrenme Güçlüğü Tanı Kriterleri

DSM (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanmış, mental bozuklukların tanılanması konusunda psikolog-psikiyatristlerin kullandığı bir başat kaynaktır. Bu sebeple disleksinin daha iyi anlaşılması için biz de DSM kriterlerine (özellikle özgül öğrenme güçlüğünün disleksi ile ilgili olan kısmına) göz atacağız.

  • Sözcük okumanın yanlış ya da yavaş ve çok çaba gerektiriyor olması (Örneğin, tek tek sözcükleri yüksek sesle okurken, yanlış ya da yavaş ve duraksayarak okur, sıklıkla sözcükleri kestirir, sözcükleri seslendirmede güçlükler yaşar).
  • Okunanın anlamını anlama güçlüğü (örn.düzyazıyı düzgün okuyabilir ancak sırayı,ilişkileri,çıkarımları ya da derin anlamları anlamaz).
  • Harf harf söyleme/yazma güçlükleri (ünlü ya da ünsüz harfleri ekleyebilir, çıkarabilir, ya da bunların yerini değiştirebilir).
  • Yazılı anlatım güçlükleri(örn.cümleler içinde birden çok dilbilgisi ya da noktalama yanlışı yapar;paragraf düzenlemesi kötüdür;görüşlerinin yazılı anlatımı açık değildir).

Bu kriterler ışığında, disleksik bireylerin şu gibi temel konularda sorunlar yaşadıklarını söyleyebiliriz;

  • Yavaş, aksayan, söylem bozukluklarına sahip bir okuma deneyimi.
  • Okuduğu bir metinden sonra metinle, olay akış sırasıyla, detaylarla ilgili anlama sorunları.
  • Günlük konuşmada (kitap yerine kipat gibi) fonolojik dilsel sorunlar.
  • Yazılı anlatımda çeşitli düşünsel veya dilbilgisel bozukluklar.

Disleksinin Tanılanması

Disleksi okumaya bağlı bir bozukluk olduğu için genellikle ilköğretimin ilk 2 sınıfında öğretmenler veya aileler tarafından okuma başarısızlığına paralel olarak fark edilir. Ancak disleksinin daha erken tanılanması mümkündür. Özgül öğrenme güçlüğünün alt alanlarında (disleksi de bunlardan biridir) erken çocukluk döneminde çeşitli belirtiler gösterirler.

Bunun yanı sıra birçok disleksik birey disleksik olduğunu yetişkinliğinde fark etmektedir. Zaman içerisinde sahip oldukları öğrenme güçlüğü paralelinde eğitim alamayan bireyler başarısız olarak akademik yaşamın dışına atılmaktadırlar. Bu sebeple öğretmen ve ailelerin disleksinin erken çocukluk dönemindeki belirtilerine karşı duyarlı olmaları bu bireylerin tanılanması ve sahip oldukları öğrenme güçlüğüne paralel olarak önlemler alınmış bir eğitim sürecine dahil olmaları önem taşır.


DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı - Amerikan Psikiyatri Birliği - Çeviren Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu