"Enter"a basıp içeriğe geçin

Disleksi tanısını kim, nerede koyar?

Çocuğunun disleksi olduğunu düşünen ebeveynler ilk etapta ciddi bir karmaşa yaşarlar. Sorunun nereden kaynaklandığını, sorunun tam olarak çözümü olup olmadığını, çocuğun yaşamındaki aksaklıkların nasıl düzeltileceğini geniş bir boyutta ele almaları pek mümkün olmaz. Disleksiye dair endişelerin artması ve çözüm arayışı büyük ve bazen cevaplaması zor bir soruyla karşı karşıya kalır aileler: “Nereye gitmeliyiz?” Ailenin gideceği yer çocuk psikoloğu mudur, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin (RAM) tanıdaki rolü nedir, bir kamu kurumuna mı başvurmalıyım yoksa özel bir kurum mu tanı açısından daha yararlı olur gibi sorular ailenin zihninde uzar gider.

Bu sorunun cevaplarına geçmeden önce şu konunun altını yoğun bir biçimde çizmek gerekiyor; Disleksi son zamanlarda farkındalığın arttığı bir bozukluktur. Dolayısıyla disleksi konusunda hizmet veren irili ufaklı birçok kurum vardır. Bu kurumların birçoğu eğitim alanında olmakla birlikte disleksinin psikolojik kökenleri ile ilgilenen kurumlar da vardır. Özellikle disleksi testi ve disleksi tedavisi (?) gibi konularda hizmet verdiğini iddia eden kurumlar büyük ölçüde yetki sınırlarını aşmaktadırlar.

Disleksi tanısını kim koyar?

Çocuğunun disleksi olduğu endişesini taşıyan ailelerin gitmesi gereken ilk yer pedagog (?) değildir. Bu noktada Türkiye’de ne yazık ki sanki çocukla ilgili olan tüm bozukluklarda eğitim-danışmanlık-tanı-sağaltım alanlarında hizmet veren bir meslek varmış gibi davranılıyor. Ancak disleksi tanısını yapabilecek tek yetkin kişi kamu hastanelerinde çalışmakta olan çocuk psikiyatrlarıdır.

Prof. Dr. Yavuz Selvi’nin konuya ilişkin tweet’i. Ne yazık ki yeterli eğitimi ve donanımı bulunmayan çokça kişi disleksi tanısı veya tedavisi yaptığını iddia ederek yetki sınırlarını aşıyor.

Disleksi, bilindiği üzere tanı konusunda da multidisipliner bir ekibin çalışmasını gerektiren bir bozukluktur. Disleksiye sahip olduğu düşünülen bireyin çevresindeki kişilerin değerlendirmeleri disleksi tanısında yardımcı olabilecek nitelikler taşır. Bu noktada disleksi tanısında Türkiye’de yaygın olan prosedür şu şekildedir.

  • Disleksi tanısına zemin oluşturan gözlemler ve raporların aile, sınıf öğretmeni, okul psikolojik danışmanı tarafından derlenip Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne (RAM) yönlendirme.
  • Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde test uygulayıcısı personelin çeşitli testler uygulaması.
  • RAM’daki testler sonucunda uygun görülürse devlet hastanelerinin psikiyatri servislerine yönlendirmenin yapılması.
  • Eğer çocuk psikiyatr tarafından tanılanmışsa RAM’da çocuğun ihtiyaç duyduğu eğitsel düzenlemelerin planlanması ve raporların hazırlanması.

Disleksi genellikle okuma yazma döneminde yaşanan güçlüklerin sonucunda fark edilen bir bozukluk olduğu için üstte bahsi geçen prosedür öğretmen-psikolojik danışman yönlendirmelerini içermektedir. Ancak disleksinin okul öncesi dönemde çeşitli belirtileri vardır. Bu sebeple eğer aile gereksinim duyarsa doğrudan kamu hastanelerinin çocuk psikiyatrisi servislerine başvurabilir.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir