"Enter"a basıp içeriğe geçin

Disleksiye Sahip Olan Bireylerin Eğitiminde Teknoloji Kullanımı Hakkında Türkiye’de Yapılmış Çalışmalar

Akıllı teknolojilerin toplumun geneli tarafından erişilebilir düzeylere gelmesi ile birlikte eğitim alanında da teknoloji kullanımı artmıştır. Öyle ki 21. yüzyılın eğitim anlayışı ve bireyden beklenen kimi roller göz önünde bulundurulduğunda eğitimi teknolojiden bağımsız düşünmek her geçen gün daha da güç bir hal almaktadır.

Özel eğitim alanında teknoloji kullanımı da özellikle bireye özgülük bağlamında oldukça önemlidir. Teknoloji yardımı ile bireyin sahip olduğu yetersizliklerin ödünlenebiliyor olması, daha ilgi çekici eğitsel uygulamalar sağlanabiliyor olması, bireyin ilgi alanlarına göre materyallerin kolayca düzenlenebiliyor olması gibi etmenler sebebiyle özel eğitim alanında teknoloji sıkça kullanılmaktadır.

Öğrenme güçlüğüne sahip bireyler özel eğitim alanının büyük bir kısmını oluşturmaktadırlar. Öyle ki ABD gibi öğrenme güçlüğü konusunda uzun süredir çalışma yapılan ülkelerde her 5 öğrenciden birinin özgül öğrenme güçlüğünden çeşitli düzeylerde etkilendikleri ve bu bireylere yönelik etkin müdahalelerin genel sınıf ortamlarına sağlanması gerektiği düşüncesi güç kazanmaktadır.
Öğrenme güçlüğüne sahip olan bireylerin (özellikle disleksi bağlamında) eğitiminde kullanılan teknolojiler genellikle okuma-yazma desteğine yönelik araçlardır ve bu araçlar yardımcı teknoloji araçları olarak adlandırılır (Karabey, 2012). Bu araçlar bireyin okuma sürecini destekleyecek yazı-ses dönüştürücü (okuma kalemleri ya da bilgisayar/cep telefonlarında kullanılan okuyucular) temeline dayanmaktadır. Bunun yanı sıra yazma sürecini daha işlevsel hale getirecek akıllı klavyeler de disleksiye sahip olan bireylerin sıkça kullandıkları teknolojik destek araçlarındandır.
Öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin eğitiminde kullanılan teknolojilere ilişkin çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda çok fazla öğretimsel araç, uygulama ve yöntemin geliştirildiği ve geliştirilmiş olan bu teknolojilerin öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin katılımları ile denenip, çalışma sonuçlarının alan yazınına kazandırıldığı görülür. Ancak İngilizce alan yazınındaki çalışma sayısının fazlalığına karşın Türkçe alan yazınında bu konudaki çalışma sayısı oldukça sınırlıdır. Yapılmış olan çalışmaların büyük bir kısmını literatür taramasına dayalı derleme makaleler oluşturmaktadır. Bu durumun sebebinin geliştirilmiş olan yüksek teknolojiye sahip ürünlerin İngilizce anadili ile geliştirildiği, ülkemizde denenme imkanının sınırlı olması ve öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin eğitiminde ülkemizde geliştirilen yüksek teknolojili araç ve uygulamaların bulunmaması olduğu düşünülmektedir.

Özbek (2015) yapmış olduğu çalışmada öğrenme güçlüğüne sahip olan bireylerin erken okuryazarlık, okuma akıcılığı ve okuduğunu anlama noktasında gelişimlerini destekleyecek teknolojileri ve bu teknolojilerin etkililiklerini derlemiştir. Bu çalışmada aynı zamanda akıllı mobil cihazlarda kullanılabilecek yaygın uygulama marketleri aracılığıyla edinilen uygulamalar hakkında da biilgi vermiştir. Ancak bahse konu uygulamaların büyük bir kısmı anadili Türkçe olan öğrenciler için uygun değildir. Özbek, makalesinde bu uygulamaların etkililiğini orijinal çalışmalara dayandırarak yinelemiş ve öneriler kısmında yazılım tür ve şekillerinin Türkçe dil uyarlamalarının yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Öngöz ve Şanal’ın (2017) yazmış oldukları kitap bölümü de öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin eğitiminde teknoloji kullanımı hakkında genel bir bilgi vermektedir. Kitap bölümünde dijital kitapların çoklu ortam içeriyor olmaları sebebiyle özel eğitim alanında kullanımlarının uygun olduğuna değinilmiştir. Dijital kitaplarda yer alan esneklik, zenginleştirilebilme ve ölçme sürecini kolay ve verimli hale getirebilmeleri sebebiyle disleksiye sahip olan bireylerin eğitiminde kullanılabileceği vurgulanmıştır.

Şanal ve Erdem’in (2017) yapmış olduğu bir diğer çalışma Özbek’in yapmış olduğu çalışma gibi değerlendirilebilir. Bu çalışmada disleksiye sahip olan bireylerin eğitiminde kullanılan teknolojiler ile ilgili 11 İngilizce çalışma analiz edilmiştir. Analiz edilen çalışmalarda kullanılan stratejilerde bilginin çok formlu sunumu, geribildirim, gösterip yaptırma, metinle ilgili sorular sorma, metni renklendirme, seslendirme, grafik kullanımı gibi stratejiler önplana çıkmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde disleksi ve teknoloji eksenli çalışmaların azlığı vurgulanmış ve farklı bir dilde geliştirilen materyallerin sınırlayıcılığı yinelenmiştir.

Polat ve Çağıltay (2018), tarafından yapılmış olan çalışmada öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin eğitiminde etkileşimli kavranabilir nesne tabanlı bir mobil uygulama hakkında öğretmen görüşleri analiz edilmiştir. Bahse konu uygulama üç boyutlu bir nesnenin tablet ile etkileşimine dayalı bir uygulamadır. Öğretmenler bu uygulamanın öğrencinin ilgisini çekmek noktasında başarılı olduğunu, çok boyutlu etkileşimin eğlenceli ve keyifli bir öğrenme ortamı yarattığını, öğrencilerin merakını tetiklediğini vurgulamışlar ve çok boyutlu-teknolojik etkileşimli materyallere olan gereksinimi yinelemişlerdir.

Yapılmış olan literatür taramasında öğrenme güçlüğünde teknoloji temelli uygulamaların verimliliğine odaklanmış iki deneysel çalışmaya erişilmiştir. Ancak bu iki çalışma, araştırmacılar Türk olmasına karşın İngilizce yayınlanmıştır. Özbek ve Girli (2017) okuma akıcılığını artırmak amacıyla tablet bilgisayar destekli bir müdahale programının etkililiğini araştırmışlardır. Bu çalışmada üç öğrenme güçlüğü yaşayan bireyin katılımı ile tablet destekli olarak ön dinleme, tekrarlı okuma, performans dönütü ve pekiştirme teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucu olarak katılımcıların dakikada okunan kelime sayılarında 22% ile 58% arasında artış bulunmuştur. Ayrıca çalışmanın sosya geçerlik bulgularında öğrencilerin tabletten okumaktan keyif aldıkları ve bunu sürdürme eğiliminde oldukları vurgulanmıştır. Her bir oturumun 20 dakika sürdüğü ve katılımcıların 4 ile 7 arasında oturuma katıldıkları göz önünde bulundurulduğunda, öğrencilerin okuma hızlarındaki artış tablet temelli uygulamaların verimliliği noktasında ilgi çekicidir.

Öğrenme güçlüğü ve teknoloji bağlamında ülkemizde yapılan bir diğer çalışma Polat, Adıgüzel ve Akgün’ün (2012) yapmış oldukları öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler için web destekli uyarlanabilir öğrenme sistemi hakkında bir ihtiyaç analizi çalışmasıdır. Bu çalışma 1-3. sınıflarda çalışmakta olan ve en az 1 öğrenme güçlüğüne sahip öğrencisi olan uzmanlar ve velilerin görüşlerini esas almış ve geliştirilmesi amaçlanan programın temelleri için veri elde etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrenme güçlükleri hakkında bilginin eksikliği, eğitim bakanlığının öğreme güçlüğü destek eğitim programının yetersizliği, okul içinde ve dışında kullanılan uygulamaların yetersizliği temaları önplana çıkmıştır. Çalışmada yer alan uzmanlar, öğrenme güçlüğünde kullanılacak bir web tabanlı materyalin gereksinimini vurgulamış ve böyle bir sistemin olmayışının altını çizmişlerdir. Uzmanlar, bahse konu sistemin, görsel ve işitsel uyaranlar içermesi gerektiğini, öğrenme stillerine göre seçeneklere sahip olması gerektiğini, ölçme ve araştırma için sistemlere sahip olması gerektiğini, etkili bir dönüt sistemine sahip olması gerektiğini söylemişlerdir.

Kaynaklar:

  • Adıgüzel ve Akgün (2012). Adaptive Web-Assisted Learning System for Students with Specific Learning Disabilities: A Needs Analysis Study. Educational Sciences: Theory & Practice – Special Issue – Autumn – 3243-3258
  • Karabey, B. (2012). Öğrenme Güçlükleri Gösteren Çocuklarda Teknoloji Kullanımı. Öğrenme Güçlükleri Ed: S. Sunay Yıldırım Doğru, Eğiten Kitap: Ankara.
  • Şanal ve Erdem (2017). Disleksili Bireylerin Öğrenme Süreçlerinde Öğretim Teknolojilerinin Kullanımı: Alanyazın Taraması. Fifth International Instructional Technologies & Teacher Education Symposium.
  • Öngöz ve Şanal (2017). Özel Eğitimde Dijital Kitap Kullanımı. Eğitim Teknolojileri Okumaları. Ed: Hatice Ferhan Odabaşı, Buket Akkoyunlu ve Aytekin İşman. Tojet: Sakarya.
  • Özbek ve Girli (2017). The Effectiveness of a Tablet Computer-aided Intervention Program for Improving Reading Fluency. Universal Journal of Educational Research 5(5): 757-764, 2017.
  • Özbek B. A. (2015). Okuma Güçlüğü Müdahalelerinde Teknoloji Kullanımı. Journal of Education & Special Education Technology. Vol 1 No 1 (2015),48-53.

Mustafa Özkara

Okul öncesi öğretmeni (2015) ve özel eğitim öğretmeni (2019). Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde Özel Eğitim alanında yüksek lisans öğrenimini sürdürüyor ve özel eğitim öğretmeni olarak çalışıyor.

İlk Yorum Sizden Gelsin

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir